Belediyelerin Hayvanlara Sağladığı Hizmetler Üzerine
Son yıllarda belediyelerin sokak hayvanlarına yönelik sağlık hizmetleri, gerçekten takdir edilmesi gereken bir adım oldu. Birçok belediye, sokak kedilerine ve köpeklerine ücretsiz veterinerlik hizmeti sunarak, hayvanların yaşam kalitesini artırmaktadır. Ancak, aynı uygulamanın ev hayvanları için de geçerli olup olmadığı konusu hala tartışmalı bir durum.
Ev hayvanları, sahipleri tarafından sevgiyle bakılan, ancak bazen maddi olanaksızlıklar nedeniyle tıbbi yardım almada zorlanan can dostlardır. Birçok insan için evdeki kedi veya köpek, ailenin bir parçasıdır ve onları en iyi şekilde bakmak istemektedirler. Ancak, bazen işler yolunda gitmeyebilir. Bir ev kedisi hastalandığında, veteriner hizmetleri masraflı olabilir ve bazen bu masrafları karşılamak, sahipleri için ciddi bir yük haline gelebilmektedir.
Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir olay, bu konuda daha fazla duyarlılık göstermemiz gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Maddi durumu iyi olmayan bir vatandaş, kedisinin sağlık sorunlarını çözebilmek için İzmir Büyükşehir’in bünyesinde olan kliniğini aradı. Ancak, veteriner, kedinin bir “ev kedisi” olduğunu belirterek, ücretsiz bakım sağlayamayacaklarını söyledi ve telefonu kapattı. O an, kedinin “ev kedisi” olduğu gerçeği bir bakıma o kadar keskin bir çizgi oldu ki, yaşam hakkı bile buna bağlıymış gibi bir durum oluştu.
Peki, bu durumda kedinin günahı kimde? Kedinin sahiplenilmesi, onu evde bakım altına almak, evcil hayvanları olan aileler için bir sorumluluktur. Ancak bu sorumluluğun yerine getirilmesinde, maddi zorluklar başlı başına bir engel olabilmektedir. Veteriner hizmetleri, özellikle büyükşehirlerdeki ücretli kliniklerde, ciddi masraflara neden olabilmektedir. İşte tam burada belediyelerin devreye girmesi gerekebilir.