Varto’da Jeotermal Enerji Projesine Karşı Direniş Süreci: “Meralarımızı ve Su Kaynaklarımızı Koruyacağız”

Varto'da Jeotermal Enerji Projesine Karşı Direniş Süreci:

Muş’un Varto ilçesinde, Amerikan menşeli Ignis H2 Energy şirketinin Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı başlatılan direniş bir aylık süreyi geride bıraktı. Jeotermal arama ruhsatlarının verilmesi sonrasında bölge halkı, kurulan direniş çadırında nöbet tutarak projeye karşı duruşlarını sürdürüyor. Yerel halk, muhtarlar ve çevre dernekleri, enerji yatırımı adı altında yürütülen bu projenin hayvancılık, su kaynakları ve doğal yaşam alanları için tehdit oluşturduğunu ifade ediyor.

Bölge sakinleri, hukuki mücadelenin yanı sıra sahadaki direnişlerine de kararlılıkla devam ediyor. Varto’da öngörülen JES projesinin, 16 köyü kapsadığı ve binlerce dönüm mera alanını etkileyeceği belirtiliyor. Muş Valiliği tarafından verilen jeotermal arama ruhsatları doğrultusunda sondaj çalışmalarının başlaması beklenirken, köylüler mera alanlarının enerji şirketleri tarafından kullanılmasına yönelik tepkilerini dile getiriyor. Yapılan itirazların, 4342 Sayılı Mera Kanunu çerçevesinde reddedildiği ve bu nedenle yargı yoluna başvurulduğu kaydediliyor. Projeye yönelik endişelerin başında, faaliyet alanının Karlıova-Varto fay hattı üzerinde bulunması ve bu durumun deprem riskini artırabileceği korkusu geliyor.

Bölge halkı, sondaj çalışmaları ve yer altına yapılacak yüksek basınçlı sıvı enjeksiyonlarının olası etkileri hakkında kapsamlı ve bağımsız bilimsel değerlendirmelerin yapılmasını talep ediyor. Ayrıca, projeye ilişkin verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararına da büyük tepki var. Yerel halk, bu kararın kendilerinin görüşleri alınmadan verildiğini belirterek, toplumsal rızanın göz ardı edildiği savında bulunuyor. Dört köy, yürütmenin durdurulması ve işlemin iptali talebiyle Muş Bölge İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Köylüler, hukuki süreç sonuçlanana kadar direnişlerini sürdüreceklerini duyuruyor.

Ignis H2 Energy, 2023 yılında Türkiye’deki faaliyetlerine başlamış olup, daha önce Manisa ve Bingöl’de çalışmalar yürüttükten sonra Varto’ya yöneldi. Şirketin Kargapazarı, Kartalkaya, Ilıpınar ve Güzelkent bölgelerinde ruhsat aldığı, planlanan arama faaliyetlerinin birçok yerleşim yerini etkileyeceği bildiriliyor.

Varto Ekoloji Platformu öncülüğünde kurulan direniş çadırı, bir ay boyunca bölge halkının buluşma noktası haline geldi. Çevre köylerden gelen destekçiler, siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından ziyaret edilen çadırda hukuki süreçler, eylem planları ve bölgenin geleceğine dair sohbetler yürütülüyor.

Direnişe katılanlardan Behçet Değer, mücadelenin yalnızca Varto ile sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak, “Muş’un önemli su kaynakları Varto havzasından besleniyor. Jeotermal faaliyetler başladığında, kentin uzun yıllardır kullandığı su kaynaklarının zarar göreceğinden endişeliyiz,” dedi. İmam Balseçer ise projeye karşı duruşlarının sebeplerini şöyle ifade etti: “Jeotermal adı altında gerçekleştirilecek çalışmaların tarımı, hayvancılığı ve yaşam alanlarımızı olumsuz etkileyeceğini düşünüyoruz. Bu durum göçü kaçınılmaz hale getirecek. Yaşam alanlarımızın zarar görmesini kabul etmiyoruz.” Varto Dernekler Federasyonu (VADEF) Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz da direnişin önemine dikkat çekerek, destek verdiklerini belirtti.

Author: Ece Arslan